Okul öncesi eğitim alanında yapılan çalışmalar göstermiştir ki, kaliteli bir erken çocukluk eğitimi sayesinde çocuklar, özellikle de sosyo ekonomik statüsü düşük ailelerden gelenler, okul yaşantısına daha başarılı bir şekilde uyum sağlamaktadırlar (Berrueta-Clement, Schweinhart, & Barnett, 1984; Lally, Mangione & Honig, 1988; Ramey & Ramey, 1992; Akt: Taba ve ark., 1999). Okul öncesi eğitimde kalitenin oluşmasında ve çocukların bu ilk okul deneyimlerini olumlu kılmakta en kritik rol, programın uygulayıcısı olan öğretmene düşmektedir. Çünkü erken çocukluk deneyimlerinin kalitesi, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin yeterlilikleriyle yakından ilişkilidir (Taba ve ark., 1999).[1]
Öğretmen özellikle okul öncesi dönemin niteliğini ve çocuğun gelişimini etkileyen en temel belirleyicilerden biridir. Çocuklar sadece değer gördükleri, sevildiklerinden emin oldukları ve kendilerini güvende hissettikleri destekleyici ortamlarda keşfederler ve sunulan öğrenme fırsatlarını değerlendirirler. Bu destekleyici ortamın en önemli bileşeni ise öğretmen ve çocuk arasında kurulan tutarlı ve güvenli ilişkidir.
Öğretmen, her çocuğun farklı gelişimsel özellikleri olduğunu ve farklı yeterliliklere sahip olduğunu daima aklında tutmalıdır. Öğretmen, çocuk ile tutarlı ve güvenli bir ilişki geliştirdiğinde, çocuğun sahip olduğu yeterliliklerin farkında olduğunda ve bu yeterlilikleri dikkate alarak çocuğa yeni öğrenme deyimleri sunduğunda çocuğun gelişimini desteklemiş; toplumsal yeterliliklerini arttırmış ve gelecekteki okul başarısını olumlu yönde etkilemiş olur.
Öğretmen çocuğa var olan yeteneklerini geliştirmesine ve yeni beceriler edinmesine destek olmak için etkinlikler sırasında sonuçtan ziyade sürece önem vermeli, çocuğun çabalarına odaklanmalı, bu çabaları taktir etmeli, çocuğa iyi bir model olmalı ve yeni öğrenme fırsatları yaratmalıdır. Öğretmen bütün bu yaklaşımları oyun sırasında veya yapılandırılmış etkinliklerde kullanabilmelidir. Aynı şekilde öğretmenin öğrenme ortamını; gelişimi destekleyici bir şekilde düzenlemesi, çocuğu Keşfetmeye isteklendirmek için belirli aralıklarla güncellemesi ve bireysel, küçük grup veya büyük grup etkinliklerinde her çocuğun kazanımlarına ulaşmasına yardımcı olmak için fırsat eğitimine yer vermesi oldukça önemlidir.
Tüm bunların yanında ağzından çıkan her söz ile çocukları etkileyen, bir gülüşü ile neşe verebilen öğretmenlerimizin en önemli rolü bu kocaman eğitim öğretim süresi boyunca çocuklara manevi anlamda örnek olabilmek, katkı sağlayabilmek, ahlaklı ve vicdanlı yeni nesiller yetiştirebilmek ve din eğitimi sevdirerek verebilmektir.
[1] Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi Yıl 2005(2) 18.Sayı1 OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİNİN SINIF YÖNETİMİ BECERİLERİNİN ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ Ezgi DENİZEL GÜVEN F. Nilgün CEVHER1
PEKİ NELER YAPIYORUZ? Tebessüm Öğretmen Akademisi olarak her ay alanımızla ilgili kitaplar okuyup tahlil ediyoruz. Aynı zamanda yine çocuk gelişimi alanında yazılan en güncel makaleleri inceleyerek üzerinde konuşuyoruz.
